SAĞLIĞINIZ ORUÇ TUTMAYA UYGUN MU?

Uzman Doktor Savaş Gökçek, "Kişinin oruç tutup tutamayacağına, mutlaka hasta ve takip eden doktor tarafından birlikte karar verilmelidir" diyerek hastalara uyarılarda bulundu.

Özellikle türk toplumunda şöyle kolları boğum boğum, tombik yanaklı ve toplu bebeklerin çok daha sağlıklı olduğu gibi yanlış bir inanış hakimdir.

Hatta anneler bebekleri biraz az yemek yediğinde karalar bağlar ve çocuklarının hastalanacağını düşünürler. Hayatının ileri dönemlerinde de kişinin sağlığını önemli ölçüde etkileyecek olan bebeklik ve çocukluk dönemi beslenme şekli konusunda anne ve babaların bilinçlendirilmesi gereklidir. Erken dönem doğru beslenme şekli yani bu dönemde alınan kiloların doğru hızda ilerlemesi ile uzun vadeli sağlıklı yaşam arasında önemli bir bağ olduğunu unutmamak gerekir.

Özellikle masa başında çalışan kişiler için; zaten hareketsiz geçen günlerin yanında, hatalı beslenme alışkanlıkları nedeniyle kilo alımı kaçınılmazdır. İş yoğunluğu içinde ara öğünlerin sıklıkla atlanması, çoğunlukla pratikliği nedeniyle kahvaltının karbonhidrat içeren besinlerle yapılması, gün içinde bolca şekerli çay ve kahve tüketimi; genelde ofis çalışanlarının en sık düştüğü beslenme hatalarıdır.

Ne yediğimiz kadar ne içtiğimiz de önemlidir. Alkolün ölçüsüz ve aşırı kullanımı, insan vücudu üzerinde pek çok zararlı etkilere neden olmaktadır. 1 gramında 7 kalori bulunan ve hücreler için toksik özellikte olan alkol, aynı zamanda yüksek kalori içeriği nedeniyle de fazla kilo alımının sebeplerinden biridir. Özellikle bira ve içeriğinde şeker bulunan içkiler, obezite oluşumunu ciddi boyutta desteklemektedir. Aşırı alkol kullanımı, metabolizmanın yavaşlamasına da sebebiyet vererek bu süreci hızlandırmaktadır.

Bazen herhangi bir açlık hissimiz olmasa da karşı konulmaz bir yeme isteği duyabiliriz.

Duygusal açlık olarak ta adlandırabileceğimiz bu durum, karşımıza en çok stresli olduğumuz dönemlerde çıkar. Bu bizi çok kısa bir süreli de olsa mutlu edebilen bir durumdur ancak sonrasında bu yalancı mutluluk yerini pişmanlığa bıraktığından bir kat daha stres olarak bize geri döner.